Euroleague'in 3.haftasında Fenerbahçe Ülker'i zorlu Real Madrid maçı bekliyor. Hedef çıtasının tavan yaptığı bu sezonda bu maç büyük bir test olacak. Fenerbahçe'nin son Khimki ve Olimpija; Real Madrid'in Panathinaikos, Khimki ve Gran Canarias maçlarından yola çıkarak 2 takımın da eksilerine ve artılarına bakalım.
Fenerbahçe Ülker'de Bo McCalebb'in durumu maç saatinde belli olacak. Bo'nun takım üzerindeki önemini bilmeyen yoktur sanırım. Takımın o olmadan ne kadar sıkıntı çekebileceğini TED ve Olimpija Ljubljana maçlarında gördük. Real Madrid cephesinde ise Sergio Llull'un sakatlığı mevcut. Onun olmadığı 2 maçta da zorlandılar ve 1 galibiyet 1 mağlubiyet aldılar. 2 takımın grupta durumuna bakarsak grubun lideri Fenerbahçe kayıpsız yola devam ediyor. Real Madrid ise 2'de 1 ile devam ediyor. Fenerbahçe için bu maç Euroleague'de ne kadar iddialı olduğunu göstermek için bulunmaz bir fırsat. Aynı zamanda grup liderliği için de şimdiden büyük avantaj elde edilebilir. Real Madrid de bu maçı kaybederek liderlik umutlarını azaltmak istemeyecektir. Zorlu bir maç bizi bekliyor.
Real Madrid'in eksiklerinden konuya girecek olursak; benim ilk günden beri avantajını çok göreceğimizi belirttiğim uzun oyuncu problemleri var. Bu eksikliklerini de ilk Euroleague maçında Panathinaikos'a karşı gösterdiler. Big Sofo Real Madrid'in pota altı savunmasını kısa sürede yerle bir ederek büyük katkılar verdi. Khimki maçındaysa bu eksiklik pek de göze çarpmadı. Khimki'nin o özellikte bir oyuncusunun olmaması ve oyun planından çıkmak istememesi tabi ki bunun büyük sebepleri oldu. Fenerbahçe'de ise Avrupa arenasında kısa sürelerde iyi işler yapan Mike Batiste var. Bu zaafı değerlendirmek Real Madrid'i çok zor durumda bırakabilir ancak Batiste sahada olduğunda Fenerbahçe'nin yavaşlayacağı da herkesin bildiği bir olay. Bunun için Fenerbahçe maç boyunca tempoyu kendi ayarlamak zorunda. Temponun Real Madrid tarafına kaydığı anlarda müdahale gelmezse onları durdurmak gerçekten zor. Bir başka problemleri de sahada Rudy Fernandez olmadığında oyun zekaları gerçekten çok düşük. Sergio Llull'un de olmamasıyla bu sorun kendini gösteriyor. Sergio Rodriguez oyun kurma konusunda çok da iyi durumda değil. Draper hakkında da aynı görüşler geçerli. Sergio Rodriguez'in en büyük özelliği ise Begic'e, Reyes'e indirdiği paslar sonrasında topu yeniden isteyip 3 sayı kullanması. Bu konuda çok başarılı olduğunu belirtmekte de fayda var. Uzunların sorunlarından bahsetmeye başlamışken savunma ribauntlarındaki sorunlarına değinmeden geçmek olmaz. Aslında sorun ribaunt vermeleri değil ribauntları net alamamaları. Aynı oranda da hücum ribauntlarında başarılılar. Fenerbahçe'nin de bu konuda sorun yaşayabileceğini düşünürsek ribaunt savaşları bizi bekliyor.
Real Madrid'in kadrosundaki isimlere tek tek baktığınızda gerçekten çok iyi isimler var ancak geriye düştüklerinde çok saçma hatalar yapabiliyorlar. Erken kullandıkları toplar bunun en büyük göstergesi. Bunun onlara her zaman zarar verdiğini söylemek ise güç. Özellikle Carroll'ın şutları girerse işler çok değişebilir.
Real Madrid'in eksileri için çok zaman ayırınca maç için herkes daha da umutlanmış olabilir ancak bir çok da iyi yönleri var. Bunların başında tabi ki Rudy Fernandez geliyor. Oyun görüşü ve şut performansı harika. Llull olmadığında asist yükünü de o çekiyor. Bir başka iyi yönleri de uzunlarının çabuk olması. Geriye koşmada ve bir dış oyuncuyu savunmakta hiç sorun yaşamıyorlar.
Rakamlara bakmadan önce Fenerbahçe Ülker'de oyuncuların durumuna bakmakta yarar var. Bo McCalebb'in olmaması durumunda en büyük iş Emir'e düşüyor. Milli takımda öne çıkardığı liderlik özelliklerini gösterebilirse Fenerbahçe'nin eli çok rahatlar. Ted maçında 16 sayıyla formda olduğunu da gösterdi aslında. Bu maçın kilit ismi olabilecek bir başka isim de Oğuz Savaş. Begic bir nebze onu savunabilse de Slaughter'ın ona karşı hiç şansı yok. 2'li oyunlarla Real Madrid'in başını ağrıtabilir. Oğuz dedikten sonra Batiste dememek olmaz. Tecrübesiyle takımın en ihtiyaç duyduğu maçta yapacaklarını hep birlikte göreceğiz. Bunların dışında İlkan'ın, Andersen'in sürpriz performansları beklenmedik şeyler olacaktır. Değineceğim son konu da bana göre Real Madrid'in hiçbir koşulda bizle yarışamayacağı bir faktör: Pianigiani. Pablo Laso kritik anlarda takımını pek de iyi yönetemiyor. Pianigiani bunlara iyi taktiklerle karşılık verirse her dakika maçın içinde oluruz.
Rudy Fernandez son 3 maçta 54 sayı attı.
Real Madrid'in Euroleague'de 2 maç sonunda takım halinde ortalama 3 sayı yüzdesi yaklaşık %22. Fenerbahçe'de ise bu oran %38 civarında.
Bo McCalebb geçen sezon Euroleague'de en fazla sayıyı Real Madrid potasına bıraktı. (25)
Real Madrid'in son 3 maçındaki detaylı istatistiklerine de bir bakmanızı tavsiye ederim.
![]() |
| Gran Canarias-Real Madrid |
![]() |
| Khimki-Real Madrid |
![]() |
| Real Madrid-Panathinaikos |




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder