24 Ekim 2012 Çarşamba

Euroleague'de 3.Hafta

Sezonun daha yeni yeni ısındığı Turkish Airlines Euroleague'de 3.hafta yarın oynanacak maçlarla start alacak. Özellikle temsilcilerimizi çok zor maçlar bekliyor. Onun dışında isim olarak çok çok büyük maçlar göze çarpmıyor ancak burada heyecanın eksik olmayacağını da herkes biliyor. Geçen haftadan akılda kalanlarla bu haftaya ışık tutalım.

Cska Moscow-Brose Baskets


Geçen haftanın zorlanan favorilerinden biriydi CSKA. Genç rakibi Partizan Bogdan Bogdanovic ve Leo Westermann  önderliğinde oyunu uzatmaya kadar taşıdı ancak bir süre sonra oyuna tecrübe hakim oldu ve sürprize izin vermedi. Temsilcimiz Beşiktaş'ı da hesaba katarsak bu galibiyet çok da iyi oldu.Gelelim Brose Baskets'e; Hatırlanacağı üzere geçen hafta Erman Kunter ve öğrencilerinin hışmına uğradılar. Bir ara farkın 25'e kadar çıktığı 3.çeyreğin sonuna kadar Beşiktaş'ın oyununa ayak uyduramadılar. Bunda Beşiktaş'ın her zaman ulaşılamayacak bir 3 sayı yüzdesiyle mücadele etmesi de büyük etkendi. İlk haftada Barcelona önünde ezilmemiş olmaları bir ihtimal soru işareti yaratsa da CSKA ile başa çıkmaları olanaksız. CSKA'nın her hafta yeni bir skorer çıkarma özelliğinin de devam edip etmeyeceğini bu hafta göreceğiz. Geçen haftanın MVP'si Sonny Weems'in performansıyla diğer maça geçiyoruz.


Lietuvos Rytas-Partizan


Mücadele açısından haftanın en iyi maçlarından biri olabilir. 2 takım da ilk 2 maçını kaybetse de iyi ve mücadeleci bir basketbolla ilgi çektiler. Özellikle Partizan'ın topladığı sempati inanılmaz seviyede. Geçen hafta uzatmada CSKA'ya kaybetmelerine rağmen özgüvenlerinde gözle görülür bir artış olmuş olması muhtemel. Bunun ilk yansımalarını da röportajlarda görmek mümkün. Litvanyalı genç forvet Bertans'ın rahat tavırları, liderliği yapabileceğini söylemesi sonuna kadar saygı gerektiriyor. Bu maçta da en büyük silahları geçen hafta 42 dakika sahada kalan Leo Westermann olacak şüphesiz. Lietuvos Rytas'ın 2 maçında da en dikkat çekici özellik, skor yükünü çok iyi paylaştırmış olmaları. Normal maçlarda bunu yapmaları normal olabilir ancak rakipleri CSKA ve Barcelona'ydı. Çekişmeli ve eğlenceli olacağının garantisi varken bu maçı izlemek gerekir. Maç biraz daha Partizan tarafına kaysa da tecrübesizliklerinin kurbanı olabilirler. Seibutis ve Westermann bakalım takımları için neler yapacaklar. 

Fenerbahçe Ülker-Real Madrid


A grubunda liderlik hesabı yapan 2 takım Ülker Sports Arena'da karşılaşıyor. İlk 2 maç sonunda yenilgisiz devam eden Fenerbahçe bu maçı kazanması durumunda büyük avantaj elde edecek. Maçın kaderini ise bir oyuncu belirleyecek gibi görünüyor: Bo McCalebb! Geçen hafta sadece son periyot oynamamasına rağmen Fenerbahçe büyük sorunlar yaşamıştı. O olmazsa ağır favori Real Madrid olur. 2 takımın da savunma yapmayı beceremediği bir gerçek dolayısıyla skor bakımından üst düzey bir maç izleyebiliriz. Real Madrid'in uzun savunması ise tamamen skandal. Uzun oyuncularının kalın olmaması kullanıldığı takdirde büyük avantaj yaratacaktır. Burada Batiste'e büyük görev düşüyor. Real Madrid'in en korkutucu özelliği; dış şutları olarak gözüküyor. Carroll, Mirotic, Rudy gibi isimleri savunmak kolay olmayacak. Daha detaylı yorumlar için blogu takip etmeye devam edebilirsiniz.

Emporio Armani Milano-Caja Laboral 


Sürpriz bir şekilde 2 mağlubiyetle başlayan Caja Laboral için çok kritik bir maç. Yunanistan'da Olympiacos'a  ve İspanya'da Zalgiris'e kaybedilen maçlar stresi de getirecektir. EA7 ise onlara oranla çok daha rahat. Efes galibiyeti onların elini çok güçlendirmiş durumda. Bourusis'in son haftalarda oynadığı basketbol onların en büyük avantajı olacak bu maçta da. En son ligde 26 sayı 10 ribaund gibi bir istatistik yakaladı. Skoru iyi paylaşan takımlardan biri olan Caja Laboral muhakkak sert bir savunma yapmalı. EA7'nin dış oyuncularını takım oyunundan uzaklaştırabilirlerse işleri çok daha kolay olacaktır. Euroleague gibi uzun bir maratonda ve bu dar rotasyonda kendilerine bir lider bulamamaları başlarına iş açabilir. San Emeterio ve Nemanja Bjelica'nın mide sorunları nedeniyle oynayamayacağı söylentisi de var. Bu bilgiler ışığında EA7'nin maça daha yakın olduğunu söylemek de yanlış olmaz.

Elan Chalon-Maccabi Electra


Geçen haftanın tartışmasız en çekişmeli maçında son hücumla Siena'yı deviren Maccabi 3'de 3 için Chalon deplasmanına çıkacak. Hickman'ın son hücumu, Thomas'ın smacı, Bobby Brown'ın son saniyede orta sahadan gönderdiği şutla gerçekten güzel maç olmuştu. Shermadini ve Nick Caner Medley'in yarattığı hayal kırıklıkları haricinde her şeyin iyi gittiğini söyleyebiliriz. Chalon ise ilk hafta zayıf rakibi Prokom'u geçerken 2.hafta bu senenin sürpriz yapabilecek takımlarından Alba Berlin'in elinden kurtulamadılar. Evtimov, Brion Rush, Blake Schilb gibi skor yükünü sırtlayabilecek oyuncuları ve onlara liderlik yapacak Tchicamboud ile  bu sene hiçbir takıma kolay lokma olmazlar.


Barcelona-Beşiktaş


Sezon öncesi küçümsenen bugünlerde ise övülen Beşiktaş Euroleague'de çok iyi işler yapıyor. Bu seferki rakip ise diğerlerinden çok farklı. Tomic, Navarro, Huertas gibi yıldızlarıyla bu sezon da şampiyonluk mücadelesi verecekleri kesin. Beşiktaş'ta işler iyi gittiğinden sorunları konuşmak yersiz olacaktır. Ancak şunu belirtmekte fayda var ki koç faktörü Beşiktaş'ın en büyük silahı. Euroleague-Türkiye Ligi dengesini de ayarlayabilirlerse ileriye daha iyi bakabilirler. Bamberg maçı sonrası ligde Pınar Karşıyaka mağlubiyeti lig için pek ışık vermiyor açıkçası. Kenar yönetiminden de çok iddialı açıklamalar geliyor, umarız Beşiktaş %100'le oynayacak kadar hazırdır.Beşiktaş için en önemli istatistiğin 3 sayı olduğunu söylemekte de yarar var. Boş atışlarda isabeti bulamadıkları zaman vasat bir takım görünümü alıyorlar. Barcelona'da da işler iyi gözüküyor. Herkese meydan okuyacak bir basketbol oynamasalar da şimdilik işlerini görüyor. Şimdilik belli bir skorerleri olmaması birçok takım gibi onların da en büyük sorunu. 

Aseco Prokom-Alba Berlin


Bu sezonun en vasat takımı belki de Aseco Prokom. Karşılarında ise Euroelague'i özlemiş olmanın verdiği hırsla iyi basketbol oynayan Alba Berlin. Geçen hafta taraftarlarının da oyunculardan farklı olmadığını gördük. Bu sezon için sürpriz yapmamaları için hiçbir neden yok. Bireyselliğin öne çıkmadığı, takım oyunu oynamaktan zevk alan bir takım Alba Berlin. Frank Robinson ve Koszarek'in skor yükünü üstlendiği Blassingame'in de asistlerle yardım ettiği Aseco Prokom'un bu maçta şansı oldukça az. 

Olympiacos-Zalgiris


Efes karşısında adeta acı çeken Spanoulis ve arkadaşları o hezimeti pazartesi günü OAKA'da Panathinaikos önünde unutturdular. Ancak onları şimdi yine zor bir maç bekliyor. İlk 2 maçtaki performansıyla dikkat çeken Zalgiris 'in alacağı bir galibiyet asla sürpriz olmaz. Lavrinovic kardeşlerin, Jankunas'ın, Lafayette'in, Popovic'in olduğu ilgi çekici bir kadro. Orta bütçede kurulabilecek en iyi kadroyu kurdu Zalgiris. İlk kurbanları durumu belirsizliğini koruyan Cedevita Zagreb oldu. Galibiyet değil gelen 28 sayılık fark sürpriz oldu aslında. 2.maçta ise tam anlamıyla bombayı patlattılar ve Caja Laboral'i ateşin içine attılar. Tabi her Olympiacos maçında olduğu gibi bu maçta da Spanoulis'in durumu maçı belirleyecektir. Papanikolaou ve Perperoglu da ona eşlik ederse güzel bir maç izleyebiliriz. 

Anadolu Efes-Cedevita Zagreb 


Şampiyonu sahadan silen Anadolu Efes bu sefer daha kolay bir maçla haftayı kapatacak. İlk 2 maçında hiçbir varlık gösteremeyen Cedevita Zagreb ile Abdi İpekçi'de karşılaşacak olan Anadolu Efes onun ardından ligde de çok önemli bir maça çıkacak. Galatasaray Medical Park'la Pazartesi günü Ayhan Şahenk'te karşılaşacak. Bu maç öncesinde bir rotasyona gitmeleri mümkün ancak başlarında Mahmuti gibi bir koç olduktan sonra rakibi küçümsemeleri imkansız. İlk yarıda maçı bitirip ikinci yarı gençlere süre vermeleri mantıklı gibi görünüyor. Efes'te Jordan Farmar'ın performansı izleyenleri büyülüyor. Tek eksikleri ise Gordon'ın çok kötü performansı. Savunmada iyi işler yapmasına karşın hücumda katkı yerine zarar veriyor. Semih'in de iyi oynamaya başlamasıyla Efes bu sezon şanssızlığını kırabilir. Cedevita Zagreb'de Gelabale'e özellikle dikkat etmek gerekiyor. Rakipte bir de Galatasaray'dan tanıdığımız Luksa Andric var.

Cantu-Khimki


Elemelerden şanslı ve bir o kadar da sürpriz şekilde elemelerden gelen Cantu bu ligin onun için fazla olduğunu gösterdi. Khimki ise ilk maç Fenerbahçe'ye zor anlar yaşattı. 2.maç ise Llull'suz Real Madrid 1 sayı farkla devirdi. Özellikle Real Madrid'i devrenin sonunda 35 sayıda tutmak büyük başarı. Grubun 3 takımı; Fenerbahçe,Real Madrid,Khimki benzer basketbol oynuyorlar. Savunmaları sınırlı hücumları ise bir o kadar zengin. Bu 3 takımın birbirleriyle her maçı zevkli geçmeye aday. Cantu'ya gelince büyük ihtimal Olimpia ile birlikte gruplardan sonraki aşamaya geçemeyecekler. Tempolu basketbol Khimki'yi farka götürür.

Union Olimpija-Panathinaikos


Eski görünümünden çok uzak olan, Diamantidis'in yapacaklarına muhtaç olan bir Avrupa devi Pana. Pazartesi günü ezeli rakiplerine 13,000 taraftarın önünde yenildiler. Tsartsaris ve Diamantidis'in çabaları bile yeterli olmazken Pana tüm saygısını kaybediyor. Bu maçı kazanacaklar belki ama Ukic'le Panko'yla en üst sınıfta olamayacaklar. Basketbola dönecek olursak Big Sofo Euroleague için büyük önem taşıyor. Çoğu takımın bu kalıpta bir oyuncusunun olmaması rakipleri çaresiz bırakıyor. Aldığı süreler az olsa da hayati katkılar yapıyor. Tabi her zaman yarar sağladığı söylenemez. En son Olympiacos onun nasıl savunulması gerektiğini derslik bir biçimde gösterdi. Bir başka önemli nokta ise Tsartsaris'in şut performansı. Hücum gücü sınırlı olan Pana Tsartsaris'in dış şutlarını bekliyor. Union Olimpija'ya bakacak olursak Partizan gibi genç bir takım göze çarpıyor. Ancak onlar kadar yetenekli değiller. Büyük tecrübeler karşısında direnmeleri çok zor ancak tempolu oyunlarını 40 dakikaya yayabilirlerse bir şansları olabilir.

Unicaja Malaga-Montepaschi Siena


Maccabi önünde 3 çeyrek önde oynadıktan sonra maçı kaybeden Siena'yı çok kilit bir maç bekliyor. Hem kendisi hem de rakibi 2 mağlubiyette kaldığı için zor bir maç olabilir. Malaga cephesinde maçların farklı kaybedilmemesi bu maç için umutlarını koruyor. Earl Calloway'in performansı göz doldururken Fran Vazquez'in devreye girmesi onları iddialı duruma getirebilir. Siena için Bobby Brown'ın yükselen bir grafiği varken David Moss istikrarlı bir şekilde katkı veriyor. 2 takım için de krtik bir maç olsa da Malaga galibiyete daha yakın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder