10 Kasım 2012 Cumartesi

Euroleague'de 5. Haftanın Ardından


Euroleague'de haftanın bizim açımızdan pek de iyi geçtiğini söylemek zor. Şimdiye kadar geçen sürede beklentilerimizi karşılayan tek takımın Beşiktaş oldu. Büyük resme baktığımızda da çok sürpriz sonuçlar ve performanslar ortaya çıkıyor.

Haftayı çok büyük beklentili bir maçla açtık: CSKA-Barcelona. Herkes her maç sonunda Barcelona'nın bu oyunla nereye kadar gidebileceğini düşünürken Barcelona herkesi ters köşeye yatırdı. Bir önceki hafta İstanbul'da Beşiktaş'ı inanılmaz performansıyla yenen CSKA ise bu mağlubiyetle kendisi hakkında oluşan iyi düşüncelerin hepsini yerle bir etti. Galibiyetten öte gelen 21 sayılık fark bu maçı sezonun unutulmazları arasına sokacaktır. Bu maçla beraber D Grubunun da lideri büyük ihtimalle belli oldu. Çok garip mağlubiyetler olmaması durumunda CSKA'nın 21 sayılık farkı lehine çevirmesi pek de mümkün görünmüyor. Maça dönecek olursak Navarro'nun uzun bir zamanın ardından gelen iyi performansı göze çarpıyor. Erazem Lorbek'in 15 sayılık katkısı da galibiyete büyük katkı sağladı. Diğer tarafta CSKA'da istatistiklere bakınca bile takımın ne kadar düzen dışına çıktığı görülüyor. İstikrar abidesi Krstic takımında dikkat çeken tek isim. Bana göre maçın hikayesini anlatan istatistik ise CSKA'nın 53 Barcelona'nın ise 103 verimlilik puanıyla mücadele etmesi.

CSKA de Moscow 60 : Teodosic (12), Ponkrashov (9), Weems (4), Khryapa (6), Kaun (4) -starting five- Krstic (18), Jackson (1), Micov (2), Vorontsevich (4), Christmas and Nicholas.
FC Barcelona Regal 81 : Huertas (12), Navarro (21), Mickeal (2), Lorbek (15), Tomic (6) -starting five- Ingles (4), Sada (7), Jawai (10), Jasikevicius, Wallace (4), Rabaseda and Todorovic.

Maccabi ve Barcelona'nın ardından 5 haftayı kayıpsız atlatan bir diğer takım Zalgiris Kaunas. Onların hikayesi diğerlerinden çok farklı aslında. Uzun zamandır korudukları umutları bu sezon gerçek olmaya aday. Zorlu Anadolu Efes maçını da kalite ve takım olma anlamında başarıyla geçirdiler. Efes'in etkileyici Caja Laboral ve Olympiacos galibiyetlerinden sonra böyle bir mağlubiyet alması da birçok sorunun daha fazla konuşulmasına sebep oldu. Vujacic'in artık istikrarsız bile diyemeyeceğimiz kötü oyunu çok büyük bir sorun yaratıyor. Aynı zamanda Semih dışında uzunların hiçbir varlık gösterememesi ilerleyen zamanlar için büyük soru işareti. Tempolu basketbollarının şutlar yüksek yüzdeli olmadığı takdirde hiçbir işe yaramayacağını anlamaları için de güzel bir maçtı. Bu takımın bir Mahmuti takımı olmadığı çok açık. Bütün bunların karşısında  büyük bir övgüyü hak eden Zalgiris var. Özellikle Zalgirio Arena'daki maçlarda taraftarlarıyla bir aile gibiler. Lavrinovic kardeşleriyle Jankunas'la, Popovic'le izlemek büyük bir keyif onları. Skorlara bakarsak Sinan Güler'in kısa süredeki 9 sayısı, Semih'in 20 sayısı, Popovic'in 10'da 7 3 sayı isabetiyle gelen 21 sayısı dikkat çekiyor. Bunlara ek olarak da Tremmell Darden'ın 16 sayısı ve Darius'un 15 sayısı Zalgiris adına sevindirici katkılar. Aslında Zalgiris böyle kısa bir maç değerlendirmesinde olmayı hak etmiyor bu yüzden onların geniş bir değerlendirmesini yakın bir zamanda yazmaya çalışacağım.



Ve bana göre haftanın en sürpriz maçı Cantu-Fenerbahçe Ülker. Bo McCalebb'siz neler yapabildiğini gördüğümüz Fenerbahçe Ülker için çok ağır bir yenilgi oldu bu mağlubiyet. Maçtan 1-2 gün önce kadroya alınmayacağı söylenen Bo McCalebb'in etkisiz olmasına rağmen süre alması belki de maçın en dikkat çeken ayrıntısıydı. İlk yarıda ilk 5 dakikadan sonra oyunun hakimi olan Cantu'nun ilk yarıda şansın da yardımıyla güven bulması Fenerbahçe Ülker'li oyuncuları maç boyu etkisi altında bıraktı. Takım olmak için daha çok zamana ihtiyaç var. Simone Pianigiani'nin molalarda oyunculara tavrı ekran başındakileri bile korkutmaya yetti. Koçun bu otoriteyi hissettirmesinin önceki dönemleri hatırlayınca ne kadar önemli olduğunu anlamak zor değil. Fenerbahçe'nin önünde Karşıyaka ve Khimki deplasmanları olduğunu göz önünde bulundurursak işlerinin kolay olmadığını söyleyebiliriz. Cantu maçında hiçbir hücum varyasyonlarının uygulanamaması bu maçlar için umut vermiyor açıkçası. 

MAPOORO CANTU (82): Manuchar Markoishvili 6 (1 ribaund), Maarten Leunen 5 (7 ribaund- 6 asist), Nicolas Mazzarino 2 (1 asist), Jeff Brooks 15 (5 ribaund), Alexander Tyus-Cecchini 9 (3 ribaund- 1 asist), Jonathan Tabu 16 (7 ribaund- 2 asist), Pietro Aradori 14 (3 ribaund), Marco Cusin 15 (6 ribaund)

FENERBAHÇE ÜLKER (58): Bo McCalebb 3 (2 asist), Ömer Onan 6 (2 ribaund- 2 asist), Barış Ermiş 6 (3 asist), Romain Sato 10 (3 ribaund), J.R. Bremer, David Andersen 8 (3 ribaund), Kaya Peker 2, Oğuz Savaş (2 asist), Mike Batiste 6 (3 ribaund- 3 asist), İlkan Karaman 7 (2 ribaund), Bojan Bogdanovic 8 (1 ribaund- 1 asist), Emir Preldzic 2 (3 asist)





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder