Özlemişiz Şampiyonlar Ligi'ni, sevdiğimiz iki takımın karşılaşmasını... Büyük liglerin olmadığı günlerde herkesteki futbol açlığını söndürebilecek karşılaşmalar vardı. Maç seçmek kimse için kolay olmamıştır elbet. En fazla 3 maç izlenebilecek kapasiteye çoğu kişi 4. maçı eklemeye çalıştı. Haksız da değillerdi. BVB-Ajax, PSG-Kiev, Malaga-Zenit ve kolay izleme imkanıyla Real Madrid-Manchester City.
Real'in durumu herkesin bildiği bir olay. Ronaldo'nun açıklamaları, onun üzerinden yürüyen haberler, son haftalardaki kötü sonuçlar vs. vs. Karşıda para babası, müzmin sakat City. Yaklaşık 900 milyon euroluk bir maç izledik. Maç öncesi iki takımın tartışılabilir taktik savaşlarıyla maç çok önceden başladı. Modric var mı yok mu? Mourinho korktuğundan mı Essien ile başlıyor? gibi sorulara 2 takımda da genç stoperlerin oynamasına yapılan yorumları da eklenince tam bir kaos oluştu. Neyse ki tüm bunları bitirecek olan maç başladı.10 kişiyle savunma yapan City ve tek kalede pozisyon bulmaya çalışan Real maçın sonlarında "Bi 15 dakika daha be!" dedirteceklerdi. Artık klasik haline gelen Ronaldo'nun ısınma şutları çok etkili olmasına rağmen Hart harika işler çıkardı. Savunma arkasına sarkan Higuain'i defalarca topla buluşturan Di Maria şutlarda yine etkisizdi ancak tehlike buram buram artıyordu City kalesinde. Nasri'nin de sakatlanıp çıkmasından sonra olası hücum gücü de eksik kalmış gözüküyordu City'nin. Dakikalar 70'e yaklaşana kadar maçta başka bir görüntü yoktu. Kesik yemiş olanlardan ilk olarak Mesut girdi oyuna. Marcelo'nun maç başından beri vurduğu 2 şutu az farkla dışarı gitmişti 3. ise sağ ayağıyla çok iyi yere gitti. Savunmanın da müdahalesi yok değildi. İkinci yarıdaki inanılmaz Real baskısı Yaya Toure'ye sökmüyordu. Bazen fizik gücüyle bazen de oyun zekasıyla takımın lideriydi. Nasri-Dzeko değişikliği Tevez'i daha rahat oynamaya yönlendirecek diye düşünürken o dakikadan sonra Tevez ortadan kayboldu. Yaya Toure'nin Boltvari çıktığı hücumda tecrübesiz Varane karşısında Dzeko'yu gol ile burun buruna getirdi. Ercan Taner'in "Dzeko affetmez" sözü bitmeden top ağlara gitti. Casillas'a yakışmayacak bir türde goldü aslında. Dzeko'nun son vuruşu bu seviyede olabilecek en rahat vuruştu. Ardından yürümeyi öğrenen çocuklar gibi atağa çıkmaya çalıştı City. Futbolda en nefret edilen bir gol türü Real Madrid'i buldu. Frikikte kimsenin dokunamadığı, 6 pas içerisinde seken ve köşeye giden top... Tam umutlar bitmiş derken Benzema 860 dakika sonra golle tanıştı. Geri dönüş ve vuruş gerçekten tam anlamıyla harikaydı. Real o dakikadan sonra bir pozisyon verdi, Modric, Ronaldo, Marcelo pozisyon ürettiler ve dakikalar 90'ı gösterirken maçın yıldızı Joe Hart ve Kompany'nin beraber ikramıyla Ronaldo şovunu yaptı. Bu gol maçın yıldızını Yaya Toure yapacaktı. Zaten zor durumda olan Real Madrid moralden daha fazlasını aldı ve gitti. Golde Mourinho'nun gol sevinci görülmeye değerdi.
![]() |
| Marcelo enerjisini golle tamamlamanın sevincini yaşıyor |
![]() |
| Respect |
![]() |
| Nadal da tribünlerdeydi. |




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder