3 Ağustos 2012 Cuma

Yılların Çilesi

    Yıllardır dilimizde, gazetelerde olan bir konu varsa o da yabancı sınırlamasıdır. Ne zaman baksam birileri bir şeyler söylüyor. Uzun zamandır herkesin yazdıklarını okudum. Onların düşünceleri beni etkiledi artık tek sabit görüşüm yok. Sırayla her durumun artı ve eksilerini yazmaya çalışacağım.

Sınırsız Yabancı Uygulaması

    En başta herkesin istediği sınırsız yabancı uygulamasına bakalım. bu uygulama olsa eminim kimse bir Soner Aydoğdu'ya 4 milyon Euro vermezdi. Hiç kimse de laf edemezdi. Takım Avrupa hayali kuruyorsa Avrupa tecrübesi olan birini alır. Bu durumlar arttıkça Soner gibi oyuncuların fiyatı da düşer. Bu bizim için kesinlikle harika olur. Böyle bir uygulama başlasa galiba en az etkilenen takımlar Fenerbahçe ve Galatasaray olur. 2 takımın da yerli kalitesi yabancıları aratmayacak cinsten. Volkan, Hamit, Selçuk, Gökhan...

    Acaba bunun Avrupa'daki başarıya ne etkisi olur? Artık takımların "Türk oyuncu mu var alalım?" bahaneleri yerle bir olacak. Taraftar ve camia baskısı transfer yapmaya zorlayacak. Yapılan transferlerin kalitesi bir yana  yapacakları yeterli olmazsa -kısacası başarı az olursa- ekonomisi günlük planlanan kulüplerimizi daha zor duruma getirecektir. Yabancı oyuncuların meyveleri bu sene son kez bu kadar çok. Zira yabacı sayısı git gide düşecek. Bu sezon en büyük riski almış olan takım Galatasaray olarak gözüküyordu ancak taraftar ve camia baskısı Fenerbahçe'yi de bu duruma itti. Fenerbahçe'nin verdiği bonservisler ve Galatasaray'ın verdiği yıllıklar ya sevinç getirecek ya da hüzün. Başarısızlık halinde oyuncu huzursuzluğu, taraftar isteksizliği, gelir kaybı kulüpleri çok zorlar. Bu konuda Fenerbahçe'nin tek artısı taraftarın geçen sezondan bu yana daha çok destek vermesi.

     Şimdi klasik Türk halkının gözünden olaya bakalım: Dünya'daki 3 büyük ligden biri olarak kendi ligini görüyor. Kendi takımı Şampiyonlar Ligi'ne 5 yılda bir katılsa da Avrupa takımlarının korkulu rüyası. Avrupa'nın en iyi oyuncuları Türk kulüplerine gelmek için can atıyor. Kimse kusura bakmasın halkın %90'ı böyle bakıyor. Taraftarlık bu değil ama eleştirirsin, destek verirsin ama gerçekçi olursun. İngiltere'de 3. lig takımları bile kapalı gişe oynuyor. Futbolcu yerine biraz da bunları araştırmak lazım.

    Sınırsız yabancı uygulamasıyla kimse genç oyuncuya rağbet etmeyecek. Avrupa'nın bilindik yerlerinden oyuncularla transferler kapanacak. Yine başkaları bulacak, pazarlayacak biz alacağız. O durumda Türk oyuncu alan kazanır. Hem maliyet düşük hem ülkeyi tanıyan bir insan. Anadolu takımlarının yapacağı transferlere gelirsek yine Galatasaray'ın, Fenerbahçe'nin, Beşiktaş'ın attığı futbolcuları yıldız diyerek getirecekler ardından da sözleşmeler yine iptal. Yine hayal kırıklığı yaşayan taraftarlar...

    Bu sistemin yerli oyuncu fiyatını aşağı çekmekten ayrı olarak bir artısı daha var: Alt liglerde kalite oldukça artacaktır. Yabancı oyuncuyla dolan Süper Lig'in iyi yerlilerinin tek şansları oraya gitmek. Ondan sonra genç oyuncu piyasası yapmak isteyen takımlar Salih Uçan gibi gençleri iyi fiyatlara alacaklardır.

Sınırlı Yabancı

    Buradaki değerlendirmelerimi 6 veya daha az yabancı oynatılması durumunda yazıyorum. Şimdiki düzenimize yakın bir sistem. Gelecek sezonlarda yeniden bu uygulamaya dönmemizi bekliyorum. Bunun nedeni ise Türk futbolunu yöneticilerin değil taraftarların yönetmesidir.

    Alt yapı bu sistemde kazananı belirler. Tabi Arap yatırımcısı olan bir kulüp yoksa. Yerli kalitesi yüksek olan takımlar ligi tek başına götürür ama Avrupa yine hüsran. Çünkü bizim 4 milyon verip aldığımız oyuncu Avrupa'da ki 4 milyonluk oyuncunun 10'da 1'i seviyesinde. Ne zaman tam anlamıyla 4*4'lük bir oyuncumuz oldu ki şimdikilerden beklentilerimiz yüksek? Tabi bütün suç oyuncularda değil bunu da belirtmek lazım. En büyük suçlu amatör medya ve taraftarlar. Kimsenin başarısızlığa tahammülü yok. 2 yıl başarısız ol 5 süper oyuncu yetiştir deseler kimse kabul etmez. Basın 1 mağlubiyetle takımı bitiriyor, genç oyuncu oynatan antrenör zor durumda kalıyor. 1 maç iyi oynasa genç oyuncular 5 gün haberde (malum başka haber yapamıyorlar). Ondan sonra oyuncular Ferrari arabasıyla kızlarla alemde. 

    Bu sistemin bana göre tek avantajı: yabancı oyuncuların daha kaliteli olması. 8 milyona 5 oyuncu alamadığından tek oyuncu alıyor takımlar. Buna rağmen gelen balon isimler ise yönetim suçu. Guiza, Elano, Misimovic, Josico, Quaresma, Almeida, Brozek'ler... Son zamanda gerçekleşen Kuyt, Krasic, Ujfalusi, Elmander müthiş transferler ve her zaman faydalı oldular. Bana göre 7-8 milyona 1 kaç saatlik araştırmayla harika oyuncular alınabilir. Ancak bizim işimiz performansla değil forma satışıyla diyor bazı kulüpler.

    Beni bu sistemden soğutan yerli oyuncu piyasası... Mehmet Topuz'a 9 milyon euro verdirdi bu sistem. Alper Potuk için 5 milyon euro istedi. Ama gelelim oyuncuyu Avrupa'dan alınca 5 milyon euro. Hamit'in içinde 100 tane Alper vardır. Bu sistemi çoğu Anadolu kulübü seviyor çünkü 1 sezon iyi oynasın oyuncu anında satılıyor. Bunun en büyük örneği Gençlerbirliği tam birlikteliği yakalamışken sat hepsini. 

    Bütün bu gerçekler ışığında benim düşüncem sınırsız yabancı olması. Hem oyuncu fiyatları açısından hem alt liglerin gelişmesi açısından iyi olacaktır. Ayrıca Anadolu kulüplerine de iyi bir ders verilir.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder