Bu sezon Türkiye dışından bakınca birçok şeyin değerinin anlaşıldığı bir sezon oldu tüm spor dallarında. Chelsea'nin Barcelona'yı elemesinin ardından finalde Bayern'İ yenmesi bazı katı görüşlü yöneticilerin, yorumcuların, teknik adamların aklının başına gelmesine neden oldu. Son 3 dakikada 2 gol bulmasa City çok daha anlamlı bir sezonu geride bırakacaktık. Paranın değil çalışmanın, yıldız oyuncuların değil inançlı teknik adamların, topa çok sahip olmanın değil topu mantıklı kullanmanın başarı getirdiği bir sezonu...
Almanya'da Borissia Dortmund şampiyonluğu genç yetenekli oyuncularıyla aldı. Genç yetenekli oyuncuları oynatan çok kulüp var onlar neden şampiyon olamadılar? Yunanistan tam aksine yaşlılardan kurulu bir takım. Bu nedenle onlara başarısız olacak damgası vurmak ne kadar doğru? 35'lik Drogba o 'harika' Barcelona'yı elemedi mi? Asla ön yargının yer olmadığı sezonlar bizi bekliyor. Gekas yapamaz mı bir patlama daha yapsa ne kadar da güzel olur. Parayla çoğu takımın umutlarını yok eden PSG, City, Anzhi tarihin karanlık sayfalarına gömülse. Çok yakınımızdan bir örnek dünya yıldızı denilerek ülkemize getirilen bencil Quaresma ne yapabildi? Bir de sessiz sedasız Galatasaray'a gelen Selçuk İnan'a bakın. Diğer bir tarafta işe yaramaz bir Brezilyalı denilen Cristian'ın yaptıklarına. Futbolun adaleti orada işlediyle Euro 2012'de de işlemeli.
Di Matteo bu sezonun kahramanlarından bana göre. Bir takım nasıl ayağa kaldırılır gösterdi ardından başarıları da geldi. Fernando Santos da bunları yapabilecek bir kapasitede. Takımı elemelerde ayağa kaldırdı ve artık sıra başarıda. Kendini ve oyuncularını bilerek oyun oynatıyor. Oyuncularını zorlamamak için sistemi tamamen değiştirmedi aynı zamanda kendi adına da fedakarlıklar yaptı alıştığı oyun sisteminden vazgeçti. Belki de günlerce çalıştı o sistem üzerinde... Uzun süredir başarı kazanamamış olarak gözükebilir kısaca Wikipedia'dan bakıp yorum yapanlar için ama yıllarca Portekiz'de Yunanistan'da kral oldu ve milli takımın başına geldi. Kolay değil belki de şu an en antipatik takımın başında. Eğer kendi inancına yaşlı Karagounis'i genç Fetfatzidis'i ortak edebildiyse başarı uzakta değil.
Birçoklarına göre yine İspanya kazanacak kupayı ama bu sadece Yunanistan'ın değil futbolun savaşı. Kazanmanın sadece yıldız olmakla olmadığını bir kez daha birileri hatırlatmalı herkese. Belki Yunanistan belki Polonya belki o belki başkası.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder