Euroleague'in daha da geniş kitlelere yayıldığı bir yılın ödüllendirileceği 3 gündeyiz. Nba'de lokavt dönemi Avrupa'yı çok yakından etkiledi. Bütçesi geniş takımlar bu dönemden çok iyi yararlandılar ve basketbol seyircisini aldattılar. Birçok takım giden oyuncularla sistemi bozdu. En iyi örnek Real Madrid: Rudy Fernandez ve Ibaka gibi yıldızlarından ayrılan İspanyol ekibi ivme kaybetti. Zira Fenerbahçe Ülker Sefolosha'nın gitmesiyle Türk takımlarının en iyi hücum silahı savunmayı kaybetti.
Bir de bu takımların aksine az bütçeyle başarıya ulaşmış bir takım var: Olympiakos. Süper yıldızlarını kaybettiler hiç şans verilmezken takım olmayı başardılar. Bunda bir lidere sahip olmaları çok önemliydi. Spanoulis her maç kendini aştı, beklenmeyen işlere imza attı. Tabi onların takım ruhunu sahaya yansıtmaları 2.Siena maçıyla oldu. Spanoulis sayı atmadığı zaman skor yükünü üstlenecek birini bulmaları zor oldu. Law son zamanlarda bencil oyunuyla olsa da bu soruna çare oldu. Spanoulis Printezis ortaklığı ise görülmeye değerdi. Röportajlarda Ivkovic'in takımı öven açılamaları tam bir aile havası verdi. Olympiakos'un bundan sonra kanıtlaması gereken bir şey kalmadı. İleriki başarılar oyuncuları daha üst seviyeye taşıyacaktır. Inkovic'in de kendi için çabalayacağına inanmıyorum. Başka bir Yunan ekibi Panathinaikos ise ekonomik krizden büyük yara almadı. Geniş dış oyuncu rotasyonu sayesinde Finol Four bileti aldı. Benim aşırı derecede beğendiğim Diamantidis çok basit oynayarak bencil de olmadan takımı yönlendirdi. Zaman zaman Obradovic'ten fırça yese de Pana ona çok şey borçlu. Benim takımda patlama beklediğim isim ise: Nick Calathes. CSKA ve Barcelona'nın sezon başından beri şampiyon olma olasılıkları çok yüksek. CSKA'nın şansı daha fazla ama ben hep yıldızlar topluluğunun değil takım ruhunu taşıyanların kazanmasını isterim.
Olympiakos Panathinaikos maçı da olursa izlenmesi güzel bir sezounu geride bırakacağız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder